Haziran ayının son haftası ABD’de “Su Kaynakları ve Vizyonu” ile ilgili çok geniş bir etkinliğin yapıldığını ve bu toplantıya şahsım adına büyük faydalar sağlayarak katıldığımı geçen yazımızda ifade etmiştim. Hemen bir hafta sonra 3-7 Temmuz 2017 arasında da Çek Cumhuriyeti’nin başkentinde Uluslararası Büyük Barajlar Komisyonunun (ICOLD) 85.yıllık toplantısı yapıldı. Toplantı kapsamında çalıştaylar, yıllık komisyon toplantıları ve “Bilgiye Dayalı Baraj Mühendisliği Sempozyumu (Symposium on Knowledge Based Dam Engineering)” temalı bir uluslararası sempozyum gerçekleştirildi. Bu toplantıya kendi imkanlarımızla bizim de katılma şansımız oldu ve iki farklı oturumda iki ayrı bildiri sunma fırsatını yakalayıp bir “baraj ülkesi” olarak takdim ettiğimiz ülkemizin, ICOLD ülkeleri nezdinde itibarını kurtarmaya çalıştık. Çünkü bizim sunduğumuz Baraj Güvenliği Derneği adresli iki bildiri dışında ülkemizden özler kitabına giren ve sözlü olarak sunulan başka bildiri yoktu.
1980’li yılların başı itibariyle sürekli katılmayı prensip edildiğimiz bu toplantılarda ülkemizden 10’larca bildirinin sunulduğu ve ülkemizin değişik sektörlerinden 50’ye yakın teknik eleman ve yöneticinin katıldığını bilen biri olarak üzüldük. Ancak sorumluğunu yerine getiren bir yetişmiş ülke insanı olarak şahsımız adına sevindik. Ayrıca ömrünü su mühendisliğine adamış, milli ve yerli duruşu ile herkesin takdirini kazandığını bildiğimiz bir ağabeyimizle de birlikte olmaktan da büyük mutluluk ve onur duyduk.
Elbette ülkemizden yönetici düzeyinde bu toplantıya iştirak eden insanlar vardı. Bunların hepsi samimi ve iyi insanlar. Ancak temsil kabiliyeti ayrı bir şey. Siz çok iyi teknisyen olabilirsiniz, ancak temsil alanında yeterli olmayabilirsiniz. Bu çok normaldir. Erol Ata Enacar Bey’den bu yana bu toplantılara katılımın ve temsil seviyesinin hangi düzeyde olduğunu bilen biri olarak bu göreceli değerlendirmeyi yapma cesaretini kendimizde görüyoruz. Özetle bir "büyük insan" eksikliği vardı.
Dünyada su ve toprak kaynaklarını etkili kullanan ülkeler arasında ABD, Kanada, Japonya, Brezilya, Avustralya önde bulunuyor. Sonra Türkiye, İran, Avusturya, İspanya, İtalya, Hindistan gibi ülkeler geliyor. Bu ülkeler arasında Türkiye, Hindistan ve İran, kaynak itibariyle çok önemli bir büyüklüğe sahip olmalarına rağmen, yönetimde pek görülmüyor. Bunun mücadelesini vermek lazım. Dünya kaynaklarının doğru değerlendirilebilmesi için bizim sesimizin çok daha güçlü çıkması gerekiyor. Bu durum, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya ülkeleri için hayati önem taşıyor. Hindistan ise görünmeyen bir dev. Son yıllarda İran çoğu alanda olduğu gibi bu alanda da bizim önümüzde yer alıyor. Hem ABD’deki toplantı, hem de Prag’daki bu toplantıdaki gözlemim, İran’ın bu işlerde çok daha organize olduğunu gösteriyor.
Bu toplantı ile ilgili olarak olumlu not edebileceğim çok şey yok. Bilimsel toplantıların yanı sıra komite çalışmaları yapılıyor. Komiteler ilginç. Kendi içinde rehber yayın hazırlıyorlar. Bu yayınlar, çok uygulanabilir değil. Bu yayın ve şartnamelerinde her şey yuvarlak. Onun için ülkeler, USCOLD ve ANCOLD gibi kendi ulusal komiteleri aracıyla değerlendirmeler yapıyor.
Bir toplantıdan kesitler sunduk. Her bir aktiviteden toplumsal fayda çıkarmak umuduyla yaklaşan Kurban bayramınız tebrik eder, selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.
Prof.Dr. Hasan TOSUN